
İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Türkiye-Afrika Medya Forumu"nda uzmanlar, Türkiye'nin, küresel medyanın Afrika'ya yönelik geleneksel ve olumsuz bakış açısının tam tersine politika geliştirerek daha insancıl perspektifle kıtaya yaklaştığını anlattı.
Forum kapsamında moderatörlüğünü Dışişleri Bakanlığı Kuzey ve Doğu Afrika Genel Müdürü Elif Çomoğlu'nun yaptığı "Türkiye-Afrika İlişkilerinde Medya ve İletişim Ekosisteminin Güçlendirilmesine Dair Tartışmalar" panelinde Türkiye-Afrika medya ilişkileri ele alındı.
SETA Dış Politika Direktörlüğünden Dr. Tunç Demirtaş, Türkiye-Afrika ilişkilerinin çeşitli alanlarda çok iyi devam ettiğini, bu alanlardan birinin de medya ve iletişim sektörü olduğunu söyledi.
Türkiye'nin her Afrika ülkesiyle ayrı ayrı iletişim bağlarının bulunduğunu vurgulayan Demirtaş, "Türkiye-Afrika ilişkileri ve 11 Aralık 2024'te Etiyopya ile Somali arasında imzalanan Ankara Anlaşması'ndan sonra Türkiye'nin istikrar, barış ve huzura yönelik ne kadar önemli bir adım attığını tartışmaya gerek yok fakat bunu karşı tarafa ne kadar doğru anlattığımız önemli. Medya kuruluşları, sadece geleneksel araçlar değil aynı zamanda yeni medya ve dijital medya üzerinden de doğru bir şekilde anlatabilmemiz ve kendi yaklaşımımızı göstermemiz lazım." dedi.
Demirtaş, Afrika'ya yönelik savaş, kriz, açlık ve yoksulluk gibi geleneksel algı ve imajların yerine yeni bir Afrika anlatısının "kazan-kazan" politikası çerçevesinde Türkiye üzerinden yeniden kurgulanması gerektiğini vurguladı.
TRT ve AA'nin birçok çalışanının Afrika kıtasının birçok ülkesinde sahada faaliyet gösterdiğini belirten Demirtaş, TRT Tabii gibi dijital platformların da kıtada daha ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.
Demirtaş, Afrika'nın homojen bir bütün olmadığını, her ülkenin kendine has dinamikleri, kültürü ve farklı toplumsal yapısının olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin Afrika ile kurduğu ilişkilerde tüm bu dinamikleri göz önünde bulundurarak hareket ettiğini dile getirdi.
Türk dizilerinin dünyada olduğu gibi Afrika'da da büyük bir izleyici kitlesinin bulunduğunu kaydeden Demirtaş, dizilerin ülkelerin kültürel dinamikleri ve hassasiyetleri göz önüne alınarak çekilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Küresel medyanın Afrika kıtasına yönelik bakış açısına da değinen Demirtaş, "Küresel medyanın önde gelen yayın organları CNN, Reuters, BBC gibi kurumlar, Afrika'yı krizler, savaşlar ve yoksulluk üzerinden bir perspektifle sundu. Bu, aslında bir anlamda Türk medyası için büyük bir avantaj." diye konuştu.
– "Geleneksel bilgilerin yerine gerçek bilgileri aktarıyoruz"
TRT Afrika Haberleri Program Yapımcısı ve gazeteci Gladys Njoroge de 2025'te dünyadaki her 4 kişiden birinin Afrikalı olacağını, dolayısıyla kıtayla etkileşimin artık zorunlu hale geldiğini söyledi.
Njoroge, Afrika'ya yönelik haftada bir program hazırladıklarını ve programın içeriğinde yer alan tüm dokümanların gerçeği yansıttığını kaydederek, "Biz, sadece savaşı ve yoksulluğu vermiyoruz. Sahada yaptığımız şeylerde şunu görüyoruz: İnsanlar, kendilerini kurtaracak, yardım edecek, birlikte iş yapacak ortaklar arıyor. Bu, bazen sermaye oluyor, bazen bilgi olabiliyor ihtiyaç duydukları. Bu bağlamda Türkiye'nin kıtada yaptığı şey çok önemli." ifadelerini kullandı.
Afrika'nın sesinin dünyada daha çok duyulmaya başlandığını anlatan Njoroge, bir gazeteci olarak bu sesin daha çok duyulması için çalıştıklarını söyledi.
TRT World'ün Afrika'da önemli bir ses haline geldiğine dikkati çeken Njoroge, "Afrika ile ilgili bilgileri sadece Türk gazeteciler değil Afrikalı gazeteciler de artık yorumlayabiliyor ve dünyaya bunu yansıtabiliyorlar. Dolayısıyla yayınlarımızla Afrika'ya yönelik geleneksel algıların yerine gerçek bilgileri aktarabiliyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin 10 yıl önce bile kıtada fazla tanınırlığının olmadığını, daha çok ABD ve Batılı unsurların tanındığını dile getiren Njoroge, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Afrika ile ilişkilerini bilinir düzeye taşıdığını söyledi.
Njoroge, şöyle devam etti:
"Afrikalılar, kendilerine yapılan muameleyi görüyor ve hatırlıyor. Türkiye'nin Afrika'da başarılı olduğu noktalardan biri de algı konusu oldu. Türkiye, 'Biz bir kolonyal, sömürgeci bir güç olarak gelmiyoruz, biz bir ortak olarak geliyoruz. Ortak olarak da bir müzakerede bulunmamız gerekiyor. Alma verme durumu vardı yani. Bu yaklaşım, bizim daha önce gördüklerimizden farklıydı. Türkiye, bence bu konuda çok başarılı oldu."
Al Jadid News gazetesinden El Moustapha El Bou da Türkiye ile Moritanya arasında ekonomik yatırımlar ve siyasi ilişkilerin yanı sıra medya ve iletişim alanlarında da ortaklıkların olduğunu söyledi.
Küresel medyanın Afrika'ya bakış açısında ciddi sorunların bulunduğunu, kıta halkının bu yanlış algıları hak etmediğini dile getiren El Bou, "Afrika'yı kendi başına ayakta kalamayan zayıf ve yoksul bir bakış açısıyla görüyor ve bu şekilde bir anlatı oluşturuyorlar. Kesinlikle dostane bir bakış açısı değil bu. Aşağılayan ve rencide eden bir bakış açısı. Batılı liderler tarafından direktif alan, ona göre hareket eden bir kıta izlenimi yaratıyorlar." diye konuştu.
Türkiye'nin Batı medyasının yanlı bakış açısının tam aksine kalkınmacı yaklaşımla Afrika'ya yaklaştığına dikkati çeken El Bou, bu yaklaşımını sadece medya ve iletişim bağlamında değil ekonomi, siyaset ve kültür üzerinden de sağladığını ifade etti.
– "Türkiye'nin medya konusundaki tecrübelerine talibiz"
Al-Ahdath Al-Maghribia Müdürü Jilali Benhalymah, Türkiye ile Kuzey Afrika arasında köklü ekonomik ve kültürel ilişkilerin olduğunu anlattı.
Batı medyasının Afrika'ya yönelik bakış açısıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Benhalymah, "Türkiye, Batı medyasının tam tersine medya bağlamında da çok insani bir bakış açısıyla Afrika'yı değerlendiriyor. Türkiye'nin son yıllarda bölgede çok ciddi bir iletişim politikası söz konusu. Bence Afrika kıtasının uzun zamandır beklediği bir bakış açısı bu. Dolayısıyla bu, iyi değerlendirilmeli." diye konuştu.
Benhalymah, Türkiye'nin Kuzey Afrika ile medya ve iletişim konusunda ortaya koyduğu işbirliğini Fas üzerinden değerlendirerek daha fazla bilgi ve teknolojiyle geliştirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
"Türkiye'nin medya konusundaki tecrübelerine talibiz." diyen Benhalymah, Türkiye'den bir medya heyetinin Fas'a gelmesi, karşılıklı eğitimlerin yapılması önerisinde bulundu.
Anadolu Ajansı Afrika Haberleri Müdürü Gökhan Kavak, muhabir olarak görev aldığı Afrika ülkelerindeki deneyimlerini anlattı.
Afrika ülkelerinin haber çalışmaları için zengin özelliklere sahip olduğunu belirten Kavak, "Geleneksel haber kuruluşlarından BBC, AFP gibi kuruluşların yanı sıra Çin, Rusya gibi kıta dışı aktörler de medya alanında Afrika ülkeleriyle yakın ilişkiler kurmaya başladı." dedi.
Kavak, kıtanın bazı bölgelerine elektrik ve uydu sistemlerinin ulaşamadığı bilgisini paylaşarak, gelinen süreçte akıllı telefon teknolojisi ve internet ağı ile Burkinalı, Etiyopyalı, Zimbabveli gençlerin küresel sistem ve dünyayla daha kolay iletişim kurabildiklerine dikkati çekti.