
BRÜKSEL (AA) – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği, Belçika'nın başkenti Brüksel'de "Stratcom Public Forum: Daha Adil Bir Dünya Mümkün (A Fairer World is Possible)" başlıklı panel düzenledi.
Brüksel'deki Avrupa Birliği (AB) kurumlarının yer aldığı Schuman'daki Residence Palace'da düzenlen panele, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Bekir Uysal, Türkiye'nin AB nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, akademisyenler, insan hakları savunucuları, gazeteciler, AB kurumları temsilcileri, uluslararası yetkililer, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Belçika'nın farklı üniversitelerinden öğrenciler ile çok sayıda davetli katıldı.
Panel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un video mesajıyla başladı.
– Türkiye, çok taraflılığın güçlü bir savunucusu
Panelin açılış konuşmasını yapan Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Uysal, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Dünya nüfusunun çoğunluğunun haykırdığı daha adil bir düzene nasıl ulaşılabileceğine dair görüş alışverişlerini dinleyeceğiz. İletişim Başkanlığına böylesine önemli bir konuyu gündemimize taşıdığı için teşekkür ediyorum." dedi.
Mevcut dünya düzeninde hiçbir ülkenin "modern çağın zorluklarının üstesinden tek başına gelemeyeceğinin açık olduğunu" söyleyen Uysal, "Salgın hastalıklar, iklim değişikliği, çatışmalar, terörizm, yoksulluk ve diğer acil sorunlar gibi küresel meselelerin üstesinden ancak işbirliği ve dayanışma yoluyla başarıyla gelinebilir." ifadesini kullandı.
İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Filistin'de milyonlarca insanın uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinin sonuçlarına katlanmaya devam ettiğine dikkati çeken Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kötü yönetim, artan terörizm tehdidi ve dış müdahaleler ile iklim değişikliğinin etkisi Afrika'da milyonlarca insanı olumsuz etkilemekte, kitlesel ölümlere, ülke içinde yerinden edilmelere, göçlere ve açlık ve kıtlıktan kaynaklanan acılara neden olmaktadır. Dolayısıyla etkin çok taraflılık bir tercih değil, uluslararası hukukun korunması, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü ile birlikte bir gerekliliktir. Türkiye, daha iyi, daha eşit, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir dünya için zorunlu olduğu anlayışıyla her zaman çok taraflılığın güçlü bir savunucusu olmuştur."
Birleşmiş Milletlerin (BM) "çok taraflılığın yeniden canlandırılmasına yönelik her anlamlı girişimin başlaması gereken yer" olduğunu belirten Uysal, BM'de ihtiyaç duyulan reforma ilişkin şunları kaydetti:
"Türkiye, BM'yi daha ilgili ve yüzyılımızın karmaşık sınamalarıyla yüzleşmeye uygun hale getirmeye yönelik tüm çabaları desteklemektedir. Güvenlik Konseyi reformu gibi kritik bir konunun ele alınması bu anlamda hayati önem taşımaktadır. Türkiye daha demokratik, temsili, şeffaf, etkin ve hesap verebilir bir Konsey görmek istemektedir. Veto kullanımı, ele alınması gereken en acil konulardan biridir. Seçilmiş sandalye sayısını ve tüm üye devletlerin Konsey'de görev yapabilme imkanını arttırdığımız takdirde Güvenlik Konseyi'nin daha temsili ve duyarlı olacağına inancımız tamdır."
Büyükelçi Uysal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözünü anımsatarak, "'Daha adil bir dünya' fikri, başta gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkeler olmak üzere dünyanın çeşitli kesimleri tarafından desteklenmektedir. Bu bağlamda, reformun halihazırda var olanları pekiştirmek yerine eksiklikleri gidermesi gerektiğini belirtmek önemlidir. Dünyadaki tüm adaletsizliklere çözüm olmasa bile, bu yönde alınacak bir karar önemli bir başlangıç olacaktır." diye konuştu.
– "Çözümlerden biri elbette Türkiye'nin AB üyeliğidir"
Türkiye'nin AB nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Türkiye'nin katılımıyla AB'nin dünya sahnesinde küresel bir oyuncu haline gelebileceğini söyledi.
Daha Adil Bir Dünya Mümkün tartışmasını AB ile ilişkilendirmeye çalışacağını belirten Kaymakcı, AB'nin daha adil bir dünya için hem varlıkları hem de yükümlülükleriyle bir tür ilham kaynağı olabileceğini ifade etti.
BM'deki veto hakkının benzerinin AB işleyişinde de var olduğuna dikkati çeken Kaymakcı, bu durumun dış güvenlik ve savunma politikasını belirleme konularında sorun yarattığını kaydetti.
Kaymakcı, AB'nin bu veto kullanımının yaratabileceği sorunlara önlem olarak farklı karar alma yolları bulduğunu ve Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) temsiliyeti nüfusa göre ayarladığını, bu sayede AB içinde BM’ye göre daha dengeli bir sistemin işlediğini dile getirdi.
Öte yandan AB'nin "daha adil bir dünya için" katkıda bulunabileceğini kaydeden Kaymakcı, "Bu aynı zamanda AB'nin daha adil bir dünya yaratmak için bir aktör olması gerekip gerekmediği, AB'nin daha fazla ağırlığa sahip olması gerekip gerekmediği, AB'nin hızlı karar alması gerekip gerekmediği ve AB'nin daha etkili olması gerekip gerekmediği sorusudur." ifadelerini kullandı.
Kaymakcı bu doğrultuda Türkiye'nin AB üyeliğinin büyük önem arz ettiğini belirterek, "Çözümlerden biri elbette Türkiye'nin AB üyeliğidir. Size söylediğim gibi bu, AB için büyük bir değer olabilir. Çünkü her zaman söylüyorum, Türkiye'nin üyeliği en zor, en çok sorgulanan, en çok tartışılan, en çok meydan okunan üyeliktir. Ancak bu gerçekleştiğinde, daha adil bir dünyaya katkıda bulunmak için AB'yi ve Avrupa'yı dünya sahnesinde küresel bir oyuncu haline getirecek en faydalı ve en anlamlı katılım olacaktır." diye konuştu.
Adalet ve hakkaniyetin temel ilkeleri arasında yer alan eşit erişim, eşitlik, katılım, çeşitlilik ve demokrasiye ihtiyaç olduğunu anlatan Kaymakcı, şunları söyledi:
"Eşit erişime ihtiyacımız var, duvarlar olmadan. Eşitliğe ihtiyacımız var. Çeşitliliğe ihtiyacımız var. Çeşitliliğe saygı duymalıyız, herkesi kapsamalıyız. Katılıma ihtiyacımız var. Ve son olarak, kurallara dayalı bir sisteme, yani demokrasiye ihtiyacımız var. Elbette, kaotik bir dünyada, demokrasiden bahsetmek biraz naif bir yaklaşım gibi görünebilir ancak bence en nihayetinde ve özellikle de içinde yaşadığımız dijital dünyada nihai çözüm bu."
Demokrasinin bilgi ve dijital teknolojiler tarafından "manipüle edilmemesi gerektiğini" vurgulayan Kaymakcı, "Demokrasi toplumların ihtiyaçlarına cevap verebilmelidir ve bence bu kilit unsurlardan biridir. Türkiye, BM sistemine bu adaleti getirmek için elinden geleni yapıyor ve umuyoruz ki Türkiye'nin AB üyeliğiyle birlikte daha güçlü bir AB yaratabilir ve dünyada barış ve adalet düzenine katkıda bulunabiliriz." diye konuştu.
– Dünya hızla değişiyor
Programın açılışında konuşan Brüksel Büyükelçiliği İletişim Müşaviri Şeyda Bilen de, dünyanın "eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiğini" belirterek, barış ve adaleti korumayı amaçlayan uluslararası kurumların da bu doğrultuda gelişmek zorunda olduğunu söyledi.
Etkinliğini, uluslararası örgütlerin küresel krizleri daha etkin şekilde ele almasının yollarını tartışmak için düzenlendiğini anlatan Bilen, "Uluslararası örgütler kolektif eylem ve küresel istikrar vaadi üzerine kurulmuştur. Yine de tarih, 1990'lı yıllarda Bosna ve Ruanda'da ya da bugün Filistin'de olduğu gibi, bu vaadin nerede yetersiz kaldığına dair acı verici hatırlatmalarla bizi tekrar tekrar karşı karşıya bıraktı." dedi.
Bilen, daha adil bir dünya için geleceğin politika yapıcıları olarak nitelediği uluslararası ilişkiler öğrencilerin katılımından memnuniyet duyduğuna dikkati çekerek, etkinliğin dinleyicileri arasında yer alan öğrencilerin "uluslararası yönetişimi şekillendirecek nesiller" olduğunu vurguladı.
Etkinlik çerçevesinde, Türkiye Yüzyılı Fotoğraf Sergisi de katılımcıların ziyaretine sunuldu.
(Sürecek)